Merhaba…
Bir aydan uzun bir süre sonra yine buradayım.
Aslında nasılım? İyi miyim? Kötü müyüm? Bilmiyorum. Ama karmakarışık haldeyim…
İnandığım masallar büyüdükçe azalıyor ya da önemini yitiriyor. İçimdeki karmaşayı çözemeyecek kadar kalabalık düşüncelerim.
Verimli bir 1,5 ay geçirdiğim doğrudur ama
sadece iş hayatı olarak. Stajım bittiğinde anladığım tek şey özel hayatımı unuttuğum oldu.
Ne kelimeler ne de insanlar hak ediyor bunu. Bu dengeyi nasıl kuracaktım?
İlerde hayallerimin mesleği değil de şuan okuduğum bölüm mesleğim mi
olacaktı? Tek düşündüğüm robot gibi olmamalıyım ben! Mutlu olmalıyım iş yerinde
mutlu olup dışarı hayatımda asosyal biri olmamalıyım bu doğama aykırı. Ama
mutlu olduğum yerde olsam? Bilmiyorum belki onunda eksi yönleri çok olacak ama
mutlu olur muyum? Evet. Şuan mutlu muyum? Evet. Ama bir şeyler eksik gibi.
Sanırım insan iki şey hakkında karar vermeden önce ikisini de denemeli ve
görmeli. Denemek için cesaret lazım. Peki, bende o cesaret var mı? Eskiden
vardı en azından stajdan önce… Bir şeyi başarınca diğer şeyi denemek istemiyor
insan, kolay geliyor bir başarının arkasına saklanmak. Acaba daha mutlu olur
muyum? Yoksa çok mu üzülürüm? Yoksa ya da acaba ile başlayan diğer sorular
aklımı kurcalıyor. Bazen keşke beni şevke getirecek bana yardımcı olacak biri
olsa diyorum. Sonra vazgeçiyorum. Niye başaramayım ki? Kim istemişte yapamamış
bu güne kadar? Afife Jale'nin arkasında kim vardı? Ya da Jeanne d'Arc ? Ya da
Hazerfen Çelebi nasıl emindi o merdivenleri çıkarken, inişinin yürüyerek
olmayacağına?
Denemeli
miyim diye soruyorum yine kendime? Başarana kadar da soracağım ve yine ve yine
deneyeceğim sanırım…
KELİMESİNİ ARAYAN KADIN
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder