Yılların patlamasını yaşıyordu aklım. Yıllarca olan
suskunluğum son bulmuştu, içimde bir his yazmalısın bunları unutmamalısın kâğıda
dökmelisin diyordu. Neden insanlar değişiyordu? İş başvuruları, hırslar, her
yıl bir tane daha fazla üflediğimiz o mumlar… Sanırım biz büyümüştük, çocukken
ki saflığımız kalsa olmaz mıydı? Hayat
ne kadar basitmiş. Mutlusun veya mutsuzsun. Çocukken hayat okula gitmek, o hep
platonik sevdiğin çocuğu görmek istemek, eve geç kaldın diye annenden azar
işitmemeyi ummak ve de sırasıyla sınavları geçip meslek sahibi olmayı hayal
etmek... Bu muydu her şey? Başka bir şey yok muydu bu hikâye de mutlu olmak,
gerçek hayallerini gerçekleştirmek, âşık olmak ve her şey. Bunlara ne olmuştu
hani beklediğimiz o beyaz atlı? Sanırım başka hayal edenler kapmıştı en
iyilerini. Aslında belki tabii böyle bir hata nasıl bilmiyorum, ya yanımdan
geçip gittiyse ve ben yanlış gözleri izlerken kaybettiysem? Böyle bir hata
olmuş olabilir mi? Neden gelip gözü mü açmadı neden ben buradayım demedi?
Uzaktan o kadar mı despotum, o kadar mı aşığım? Kahretsin ki o kadar aşığım o
da beni görmeyecek kadar salak aynı ben gibi. Hepimiz salağız ve yanlış
adamları yanlış kadınları seviyoruz. Bizden alamayacakları sevgileri vaat
ediyoruz her seferinden yılmadan yorulmadan. Bu kadar hırpalanmadan sonra bize
ilk gülümseyen piyango biletine gülümsüyoruz bu pozitifte olabilir negatifte,
işte bu da şans belki de kadar? Evleniyoruz, sonra sevgimizi çocuklarımıza
kızımıza oğlumuza veriyoruz. Peki hayat sadece bu kadar mı? Çalışıyoruz hep bir
şeyler için iyi bir liseye girmek için, iyi bir üniversiteye girmek için, mezun
olmak için, işe girince yükselmek için, yükselince ayakta kalabilmek için, mutlu(!) olmak için, para kazanmak
için, rahat(!) edebilmek için…. Uzar gider. Peki biz gerçekten mutlu muyuz?
İstemediğimiz okullara gidince? İstemediğimiz evlilikler yapınca? İstemediğimiz
işleri yaparken? Sizce bunları istemeden yapan insan nasıl mutlu olabilir?
Hayat sadece bu değil. Ben doktora gittiğimde istemeyerek bu işi yapan bana
bağırıp çağıran mutsuz bir doktor istemem mesela. Ya da inanılmaz zengin bir
ailenin çocuğu olup her gün kavga eden anne baba da istemem.
Her şey para mı?
Her şey ünvan mı? Hayat bazen aşk bazen
nefret. Biz bunun ayarını çözemiyoruz.
Eğer
çözen varsa bana da anlatsın.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder