30 Aralık 2014 Salı

İçim acıyor...


 
  Sevdiğim herkese veda etmek zorunda mıydım? Her şey değişmek zorunda mıydı? Mutluluk nerede?

Yılların patlamasını yaşıyordu aklım. Yıllarca olan suskunluğum son bulmuştu, içimde bir his yazmalısın bunları unutmamalısın kâğıda dökmelisin diyordu. Neden insanlar değişiyordu? İş başvuruları, hırslar, her yıl bir tane daha fazla üflediğimiz o mumlar… Sanırım biz büyümüştük, çocukken ki saflığımız kalsa olmaz mıydı?  Hayat ne kadar basitmiş. Mutlusun veya mutsuzsun. Çocukken hayat okula gitmek, o hep platonik sevdiğin çocuğu görmek istemek, eve geç kaldın diye annenden azar işitmemeyi ummak ve de sırasıyla sınavları geçip meslek sahibi olmayı hayal etmek... Bu muydu her şey? Başka bir şey yok muydu bu hikâye de mutlu olmak, gerçek hayallerini gerçekleştirmek, âşık olmak ve her şey. Bunlara ne olmuştu hani beklediğimiz o beyaz atlı? Sanırım başka hayal edenler kapmıştı en iyilerini. Aslında belki tabii böyle bir hata nasıl bilmiyorum, ya yanımdan geçip gittiyse ve ben yanlış gözleri izlerken kaybettiysem? Böyle bir hata olmuş olabilir mi? Neden gelip gözü mü açmadı neden ben buradayım demedi? Uzaktan o kadar mı despotum, o kadar mı aşığım? Kahretsin ki o kadar aşığım o da beni görmeyecek kadar salak aynı ben gibi. Hepimiz salağız ve yanlış adamları yanlış kadınları seviyoruz. Bizden alamayacakları sevgileri vaat ediyoruz her seferinden yılmadan yorulmadan. Bu kadar hırpalanmadan sonra bize ilk gülümseyen piyango biletine gülümsüyoruz bu pozitifte olabilir negatifte, işte bu da şans belki de kadar? Evleniyoruz, sonra sevgimizi çocuklarımıza kızımıza oğlumuza veriyoruz. Peki hayat sadece bu kadar mı? Çalışıyoruz hep bir şeyler için iyi bir liseye girmek için, iyi bir üniversiteye girmek için, mezun olmak için, işe girince yükselmek için, yükselince          ayakta kalabilmek için, mutlu(!) olmak için, para kazanmak için, rahat(!) edebilmek için…. Uzar gider. Peki biz gerçekten mutlu muyuz? İstemediğimiz okullara gidince? İstemediğimiz evlilikler yapınca? İstemediğimiz işleri yaparken? Sizce bunları istemeden yapan insan nasıl mutlu olabilir? Hayat sadece bu değil. Ben doktora gittiğimde istemeyerek bu işi yapan bana bağırıp çağıran mutsuz bir doktor istemem mesela. Ya da inanılmaz zengin bir ailenin çocuğu olup her gün kavga eden anne baba da istemem.
Her şey para mı? Her şey ünvan mı? Hayat  bazen aşk bazen nefret. Biz bunun ayarını çözemiyoruz.        
Eğer çözen varsa bana da anlatsın.

 

                                                                                         

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder